Bugün 13 Aralık 2018 Perşembe
  • İstanbul7 °C
  • Çankırı-3 °C
  • Ankara-5 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    214,970
    %0.31
  • Dolar
    5,3628
    %0.19
  • Euro
    6,1011
    %0.33

Ömer Lütfi ÖZENÇ / Kurşunlu

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bir ihtilal anısı

12 Eylül 2018 Çarşamba 09:22

11 Eylül 1980, Kurşunlu malmüdürlüğündeki mesai arkadaşlarımla, veznedarımız Halit Benli'nin "lan oğlum, Cuma akşamı mübarek günde can yakmayın" şeklindeki itirazına aldırmadan mesai bittikten sonra trene binip Sumucak istasyonu yakınındaki devrez çayına balık tutmaya gittik.

Gece sabaha kadar çok balık tuttuk. 12 Eylül sabahı Kurşunlu'ya dönmek üzere tünelden yürüyerek geçip Sumucak istasyonuna geldiğimizde makasçının bizi görünce bağırarak; "inkilap oldu, inkilap oldu" sözleriyle bir şaşkınlık yaşadık. Ne olduğunu anlayamamıştık. İstasyon binasına girip radyoyu dinleyince ordunun ihtilal yaptığını ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini öğrendik. Hemen eve dönüş planımızı yaptık. Buna göre, tren Kurşunlu'ya ulaştığında herbirimiz evlerimize yakın yerde, hareket halindeki trenden atlayacak ve sokağa çıkma yasağını delme durumunda kalmamak için kimselere görünmeden evlerimize gidecektik.

Gelen ilk trene binip Kurşunlu ya vardık. Cezaevinin oraya geldiğimizde ben trenden atlayıp, her tarafı tutmuş olan jandarmaya görünmeden eve girdim. O zaman Vızıt amcanın (Hasan Benli) evinde kiracıyım. Saat 10'da jandarma kapıya gelip, ülkü ocağının anahtarını da almamı söyleyerek beni evden aldı. (o dönemde Kurşunlu Ülkü Ocağı başkan yardımcısıydım. Halamın oğlu Tevfik Rüştü Özgür'de Ocak başkanı idi ama Çankırı' da oturuyordu ve aynı zamanda Çankırı ocak başkan yardımcısı idi)

Ocağa gittiğimizde (o zaman pazar yerindeydi) her tarafı didik didik aradılar. (Bu sırada bir çavuşun, benim çok beğendiğim ve duvarda asılı duran el oyması ahşaptan yapılma bir Bozkurt levhayı iki eliyle kırdığı gözlerimin önünden hiç gitmiyor). Sonrasında, pencereyi kapatan perdeyi yırtıp ortaya serdi ve etrafta (kağıt, broşür, afiş, pankart, dergi, kitap) ne buldularsa attılar üstüne ve dört ucunu birleştirip benim sırtıma yüklediler ve onlar etrafımda ben ortalarında olmak üzere çarşının ortasından tuttuk hükümet binasının yolunu.

Hükümet binasına vardığımızda ordu yönetime el koymuş olduğu için Başçavuş ilçenin amiri olmuş, Kaymakam Halil Uyumaz ise odasında yetkisiz bir şekilde daracık balkonundan etrafı izliyordu. Beni görünce gülümsedi, birbirimize tebessüm ettik ve girdim hükümet binasının nezaretine.

Kısa bir süre sonra oradan alıp Jandarmanın nezaretine götürdüler beni. Nezarette sadece ben vardım. Sonradan yollardan kim varsa toplayıp getirdiler. Ranzalarda tek kişilik yataklarda 3 kişi olacak şekilde insanları doldurdular. İhtilal olduğu gün Kurşunlulu olup içeri alınan sadece ben vardım. Koğuşdaki diğerleri yoldan geçen şoförler ve yolculardı. (Aradan zaman geçtikten sonra yaşanan gelişmeleri mahfuz tutuyorum)
Bir zaman içeride kaldım ve sonrasında ilçe dışına izinsiz çıkmamak kaydıyla serbest bırakıldım.

O günlerde ve sonrasında yaşanan hukuksuzluklar, işkenceler, idamlar düşünüldüğünde, Allah o günleri bir daha insanımıza yaşatmasın.

Ömer Lütfi Özenç

 

Bu yazı toplam 1053 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum eklendi.

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kurşunlu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 218 18 18 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA