Bugün 13 Aralık 2018 Perşembe
  • İstanbul7 °C
  • Çankırı-3 °C
  • Ankara-5 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    214,970
    %0.31
  • Dolar
    5,3628
    %0.19
  • Euro
    6,1011
    %0.33

Sibel YİĞİT KARAÖREN / Kursunlu.org

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM…

21 Ocak 2018 Pazar 23:28

Yepyeni bir yıla girerken bu konuda Kurşunlu org da yayımladığım bir yazımı nostaljik bir Kurşunlu özlemi olanlarla paylaşmak istedim.

ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM…

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan,donmadan akmak ne hoş,
Dünle beraber gitti cancağızım; Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

2007 yılının son gününde yazıma Mevlana’nın bu güzel dizeleriyle başlayarak hem kapanış hem de açılış yazısı olsun istedim.

Yeni bir yıla girerken geçmiş yıllar bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti ve yeni yılı umut dolu karşıladığım yılların çocukluk yıllarım olduğunu gördüm. Hala birilerinin eski dökümanları arasında bulunan o güzel yeni yıl kartları gözümün önüne geldi. Hani pullarla, kardan adamlarla, noel babalarla ve çam ağaçlarıyla süslü, açtığımızda müzik çalan o erişilmez, bizde bulunmasından büyük mutluluk duyduğumuz kartlar… O kartlardan birine sahip olabilmek için yeni yıldan bir hafta öncesinde bakkalların önüne konan stantlardan kart seçmeye gider, göndereceğimiz kişinin özelliğine göre yazılar, şiirler yazardık üstüne. Küçücük hediyelerle sürprizler yapardık birbirimize.
Şimdi o kartpostallar ve mektupların yerini cep telefonu mesajları aldı. Hatta mesaj şablonları telefondan telefona gezer oldu.Hiç düşünmeden,hiç bir duygusal katkı yapmadan o sıradanlığa bizler de uyduk. Yeni yıl gecesinin vazgeçilmezi tombala ve sadece TRT'nin yayın yaptığı televizyonu izlemekti. O necefli naşrapa sık sık ekranda boy gösterip, insanlar zayıf çekimden dolayı büyük bir cızırtı ile enine,boyuna şekil değiştirse de bir anlık sağlam bir görüntü yakalayabilmek uğruna, büyük bir sabırla ekrana bakmaya devam ederdik. Çoğumuzda televizyon yoktu. Olan komşuların ise evi sinema salonu gibi dolardı. Herkes beklediği için biz de yalnızca beş dakika görünecek olan o günlerin ünlü dansözü Nesrin Topkapı’yı büyük bir merakla uyuklaya uyuklaya beklerdik…

O günler şimdi çok gerilerde kalırken çocuksu düşlerin yerini katı bir gerçekçilik aldı. Dansözlüğün bir meslek olmak dışında ahlaki bir duruş erezyonu olduğunu öğrendik. Saçımıza bir-kaç ak tel, yüzümüze bir-kaç çizgi daha eklendi ama her ak telin , her çizginin bir anlamı olduğunu da biz öğrendik.Yüzümüz yaşanmışlıklarımızın kitabı oldu. Geçen yıla birlikte başladığımız bir çok sevdiğimizi yıl içinde yitirdik.Kimimiz boynu bükük, kimimiz gözü yaşlı kaldı. Ülkemizde bir savaş belasının içine düştü. Dünya alabildiğine hırslarının peşine düşen kan emicilerin işgalleri ile dolu. Çevre felaketleri kapıda. Geleceğe dair Umutlarız kırıldı, duygularımız örselendi ama her şeye rağmen bu yılın son yazısını umutla bitirmek istiyorum. Dün, dünle beraber gitti gerçekten ama biz o geçirdiğimiz “dün”lerde ülkemiz, memleketimiz, ailemiz, kendimiz için ne yaptık, neler yapabiliriz? Kısır çekişmeleri bir tarafa bırakıp bunları düşünelim diyor ve bütün memleket sevdalılarının, dostların yeni yılını kutluyor, sağlıklı, umutlu, güzel günlerde görüşmeyi dileyerek Mevlana dili ile sesleniyorum:

Beri gel, beri !
Daha da beri !
Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim,
niceye şu senlik benlik...

Evet... ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM… SEVGİ,BARIŞ,HOŞGÖRÜ,KARDEŞLİK…

 

Bu yazı toplam 420 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum eklendi.

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kurşunlu | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 218 18 18 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA